kuru gül

KURU GÜL

Annemi düşünüyorum. Yedi yaşındaydım. Okula yeni başlamıştım. Nedense arkadaşlarım okula giderken ağlıyor, bense anlayamadığım bir heyecan duyuyordum. İlk sabahtı, ben cici ve yeni elbiselerimi giymek için sabırsızlanıyor, anneminse telaşı benim heyecanımla karışıyordu.

Annemi düşünüyorum. Yedi yaşındaydım. Annemle babam, beni teyzemlere bıraktılar. O an tek bildiğim, bir arkadaşlarına gitmek zorunda olduklarıydı. Çocuktum ve mutluydum. Benden biraz büyük kuzenimle oynamak bana sonsuz zevk veriyordu. Sabahtı, nasılsa gece uyumuşum. Türlü rüyalardan uyandığımda teyzemlerdeydim. Yanımda kimse yoktu. Odamdan cıktım ve çocukluğun verdiği cesaretle odaları dolaştım. Tuhaftı, kimse yoktu, evet kimse yoktu. Meyrem abla ve Gülcan’ın dışında.Gülcan, her zamanki ranzasında uyuyordu. Meyrem ablaysa mutfaktaydı. Meyrem abla; teyzemin kocasının kız kardeşiydi. On yedi yaşındaydı ve bana göre çok büyüktü. Meyrem abla eğildi ve beni öptü. Bu günün anneler günü olduğunu, alışverişe gideceğini ve beni de götüreceğini söyledi. Sevinçten yerimde duramıyordum. Gülcan uyandı, üçümüzde neşe içinde kahvaltı ettik. Giyindik ve çarşıya çıktık. Meyrem abla, güzel bir gülün çok iyi bir hediye olacağını düşünüyordu. Üç tane gül aldık, Meryem abla kendine farklı bir hediye daha aldı. Bizi parka götürdü. Çok güzel bir gün geçirmiştik. Eve döndük, teyzem çalışıyor olmasına rağmen evdeydi. Ağlıyor ve bağırıyordu: ‘’ Nerdesiniz ? ‘’. Meyrem ablayı bir odaya çekti, bir şeyler konuştular. Çıktıklarında Meyrem ablada ağlıyordu. Ne oluyordu ? Anlamıyordum ? Meyrem abla bana sarıldı, bilinçsizce bende ağlamaya başladım. Teyzem: ‘’ Hadi güzelim, baban seni istiyor, seni oraya götüreceğim’’ dedi. Peki babam nerdeydi ? Hem niye gelmemişlerdi ? Daha önce hiç bilmediğim ve görmediğim kalabalık bir yere geldik. Büyük bir binadan içeri girdik. Uzun koridorlarda yürüdük, insanlar koşuşturuyordu. Burası hastane olmalıydı. Bir odanın önünde durduk. Teyzem kapıyı vurdu, içeri girdik. Babam yatıyordu, iki ayağında beyaz bezler sarılıydı. Yavaşça kollarını açtı, bana sarıldı. Oda ağlıyordu. ‘’ Kaza, kaza ‘’ dedi babam. Küçük bir kaza geçirmişler. Konuşamıyordu, kelimeler boğazında düğümleniyordu. Annem başka bir hastanedeymiş , şimdilik onu göremeyecekmiş im.
Bir hafta geçmişti. Annemi hala görememiştim. Bir gün babamı getirdiler. Bisiklet gibi bir sandalyede oturuyordu. Annem yine yoktu. Büyük bir öfke duyuyordum anneme. Niye gelmiyordu sanki. Saçlarımı taramasını, beni öpüp koklamasını özlemiştim. Hem, hem anneler günü için aldığım gülde solmuştu.

Seni düşünüyorum canım annem. Beni bırakıp gidişinin ardından tam on dört yıl geçti. Küçük kızın büyüdü, üniversiteli oldu. Hem artık sana da kızmıyor, öfkede duymuyor gelmiyorsun diye. Canım annem gülünü kuruttum saklıyorum. Ayrı bir anlamı var benim için. Bu gün anneler günü, onu ,çıkardım, kokladım, kokladım. Seni düşünüyorum canım annem, bu gün on dördüncü anneler günü. Seni çok seviyorum ve çok özledim. Rahat uyu canım annem. Anneler günün kutlu olsun.


Sevgi TÜRSAN

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !