HALA AŞIĞIM SANA İLK GÜNKİ GİBİ AMA SADECE ŞARKILARDA...

7/7/2009 - Geçti!..

Aslında o kadar çok şeye ihtiyacımız var ki!

Ya bencilliğimizden ya da günlük sahte meşguliyetlerimizden ne kadar çok şeye ihtiyacımız olduğunu unutuyoruz veya farkına varmıyoruz. Bazen de farkına varıyor ama kabullenmek istemiyoruz. Ya gurur oluyor buna sebep, ya da inanmayışımız... Bu sadece bizim değil çevremizdeki kalabalıklar içinde geçerli oysa...

Geçen gece bir arkadaşım mesaj atmış; "Yalnızlığın ne demek olduğunu bilirim, sessizliğinde... Yalnızlığın için yapabileceğim bir şey olmadığını da bilirim; biraz gürültü yapıp sessizliğini bozabilirim sadece..." diye. O an anladım ki gürültüye bile ne kadar muhtaç olabiliyor insan. Tüm seslere kilit vurmuş gecenin içinde iyice kaybolmuşken, yok olmuşken...

Böyle gecelerde, sessizliğe bürünüp kendi karanlıklarıma hapsolduğum, kendimi "Dar Koridorlardaki Yalnızlıklarıma" terk ettiğim gecelerde; sessizliğin sağır edici gürültüsünde belki de işitmek istediğim tek kelimeydi "Geçti!"...

Hani gecenin kör karanlığında, çok kötü bir kabusun eşiğinde, uyanmakla uyanmamak arasında kalırsın ve o karanlıkta bir el seni tutar, düştüğün dipsiz kuyudan alıp çıkarır, siler yüzündeki terleri, sarılır ve bir öpücük kondururda kendine getirir ya söylediği bir "Geçti!"...

Hani en derin izlere sebep kaybettiklerinin acısını içine sığdıramadığın anlar olur, parçalanacak derecede çarpar yüreğin ama anlatacak, anlayacak birini bulamazsında bir telefon çalar; sesindeki titremeden çözer seni ve duyduğun o kelime avutur seni, "Geçti!"...

Hani kalabalıklar içinde bir anda yapayalnız ve ıssız bir boşluğa düşersin; kendini hiç hissetmediğin kadar yalnız, çaresiz ve sevgiye muhtaç hissedersin; tam ilk kaldırımın kenarında bir adım atıp her şeyi sonlandırmak istersinde, arkandan gelip sımsıkı sarmalar biri seni; görmesen de, işitmesen de... Duyduğun bir "Geçti!" ile gülümser ve dönersin ya artık yeni bir güne...

İçimdeki fırtınaların dinmesi içinde belki de tek ilacımdı birinin sımsıkı sarılıp söyleyeceği bir "Geçti!"... Ama nedense kimse bilemedi, söyleyemedi.

Oysa şimdi farkına varıyorum da unuttuğum, ihtiyacım olan daha bir çok şey varmış ki benim. Birinin omzuna yaslanmayalı ne kadar olmuş, içimi dökmeyeli; hele ki ağlamayalı hıçkıra hıçkıra... Sarıldığında yüreğinin atışını içinde hissetmeyeli; gözlerindeki samimiyeti, pırıltıları görmeyeli... Aradığım sevgiymiş, bulamamışım; bulduğumdaysa hiç doyamamışım meğer. Şimdi bunların eski zamanların siyah beyaz Türk filmlerinde kaldığını düşünmek bile ne kadar acıymış, ne kadar acıtıcıymış; günümüzün öğütücü zaman çarkında, mekanikleşmiş insan ilişkilerinde...

Aslında var ya!... Ne kadar çok şeye ihtiyacımız varmış; hatta daha acısı, birilerinin de bize ihtiyacı varmış ama hiç farkına varmamışız...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Karar verilmiş ve bir ad koyulmuş varlığıma..

Kategoriler

Arkadaşlarım

morsevda
rumeysa1980
yitiksehir
candanof
dilefkar
acelyaxxx
yagmurtuana
gulerresim
Blogcu Yardım
genocide
FIRAT OĞUZ
herneysem
tecavuzdenbiktik
tozlanmisyapraklar
gizemli7806
zorlukizlar
fuldaa
hazanistan
doymadimsana